Bazen etrafımızdaki bazı insanların sözleri veya davranışları bizi derinden yaralıyor, değil mi? Belki bunu bilerek yapıyorlar, belki de farkında bile değiller. Ama sen, bir şekilde “Neden böyle hissediyorum?” diye kendi kendine sorarken, içten içe yıpranıyorsun. Bu durum öyle sık tekrar ediyor ki, aslında o kişilerle kurduğun iletişimin sağlıklı olmadığını seziyorsun. Fakat yine de “Belki ben hassas davranıyorumdur” diye düşünerek kendine yükleniyor musun? Emin ol, o insanların seni değersizleştiren tavırları yüzünden bu duyguları yaşaman çok normal.
Benim de başıma benzer durumlar geldi. Hani bazen bir sohbetin ortasında karşındaki kişi bir laf ediyor, içini bir huzursuzluk kaplıyor ama tam olarak dile de getiremiyorsun... Sonra akşam eve gidince düşüncelerinle baş başa kalıyor, kendini suçlamaya bile başlıyorsun. Şunu unutma ki, sevgi ve anlayış dolu bir ilişkide kimse kimseyi sürekli eleştirmez, küçük görmez veya görmezden gelmez. Eğer bu duygularla sık sık karşılaşıyorsan, kendini sorgulamaktan ziyade, karşındaki kişinin davranışlarının nedenini ve senin sınırlarının ne ölçüde ihlal edildiğini gözden geçirmekte fayda var.
Hadi gel, neler yapabileceğine birlikte bakalım:
Kendine Zaman Ayır ve Sınırlarını Keşfet
Kendini tanıman, sınırlarının farkına varman demek. Her birimizin tahammül edebildiği ve edemediği durumlar var. Seni neyin rahatsız ettiğini ve hangi noktalarda “Yeter!” demek istediğini anlamalısın. Sınırlarını netleştirirsen, seni değersizleştiren davranışları çok daha hızlı fark eder ve tepki vermek konusunda kendini daha güvende hissedersin.

Küçük bir öneri: Sessiz bir ortamda günlük tutmayı veya düşüncelerini not almayı dene. Bu pratik, iç dünyanı daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.
Sana İyi Gelmeyen İlişkilerini Sorgula
Belki bu kişi aileden biri, belki çok yakın bir arkadaş veya uzun yıllardır beraber olduğun biri... Onu hayatından tamamen çıkarma düşüncesi bile seni korkutuyor olabilir. Ancak bir ilişkide sürekli bir “aşağı çekilme” hissi, durup düşünmeyi gerektiren önemli bir işarettir. Sürekli olumsuz yorumlar, küçümseyici bakışlar veya seni kimliğinden uzaklaştıran davranışlar söz konusuysa, “Belki düzelir” diye beklemek kendine haksızlık etmen demek. Önce nelerin yolunda gitmediğini, bu kişinin hayatına kattıklarını ve senden götürdüklerini objektif biçimde değerlendirmeye çalış.
Duygularını İfade Et ve Net Bir İletişim Kur
Bazen insanlar, sözlerinin veya davranışlarının ne kadar kırıcı olduğunu fark edemeyebiliyor. Bu nedenle, uygun bir zamanda karşındakiyle dürüst ve açık bir şekilde konuşmak önemli. Bunu yaparken “Sen hep böyle yapıyorsun” gibi suçlayıcı ifadeler yerine, “Senin bu davranışın beni gerçekten üzüyor ve değersiz hissetmeme sebep oluyor” gibi duygu odaklı cümleler kur. Karşındaki kişi gerçekten senin iyiliğini istiyorsa, sana kulak verecektir. Ancak buna rağmen seni suçluyor, seni daha çok eleştiriyor veya görmezden geliyorsa, bu senin açısından çok önemli bir uyarı işaretidir.
Profesyonel Destekten Çekinme Hepimiz bazen duygusal çıkmazlara giriyoruz. Yalnız olmadığını bilmeni isterim. Eğer içinde çözülmemiş, kangrenleşmeye yüz tutmuş problemler olduğunu hissediyorsan, bir psikolog veya terapistle görüşmek sana bambaşka bir bakış açısı kazandırabilir. Kendini anlamanda ve sağlıklı sınırlar çizmede profesyonel destek, inan bana, büyük bir rahatlama sağlayabilir.
Pozitif İnsanlara ve Etkinliklere Alan Aç
Sana güç veren, seni her haliyle kabul eden, başarılarını kutlayan ve en önemlisi hata yaptığında seni incitmeden destekleyen insanlara yönel. Belki uzun süredir görüşmediğin arkadaşların, katılmayı ertelediğin bir atölye ya da kurs var... Kendine yeni uğraşlar edinmek, hayatına taze bir nefes getirebilir. Böylece değersizleştiren insanlardan uzaklaştıkça, yeni deneyimler ve pozitif ilişkilerle kendine olan inancını tazeleyebilirsin.
Kendine Karşı Nazik Ol ve Değerini Hatırla
Değerin, asla başkalarının onayına veya sözlerine bağlı değil. Bunu lütfen aklından çıkarma. Her insan özeldir ve kendi içinde bir bütünlüğe sahiptir. Sen de hatalarınla, başarılarınla, duygularınla, düşüncelerinle özel bir bireysin. Kimsenin seni küçümsemesine izin verme. Yanlış bir davranışla karşılaştığında “Bunu hak ettim mi?” diye sor. Cevabın hayırsa, bu davranış veya söz, senin hayatında hak etmediği bir yer işgal ediyor demektir.
Bir de şunu unutma: Değişim bazen zorlayıcı olur. Özellikle de karşındaki kişi hayatında çok köklü bir yere sahipse, ondan uzaklaşmak veya sınır koymak başta sana korkutucu gelebilir. Ama uzun vadede bu adım, kendine göstereceğin en büyük sevgi ve saygı örneğidir. Unutma, hayat herkesin kendini kanıtlamaya çalışarak bitireceği kadar kısa değil, tam aksine sevmeye, öğrenmeye ve gelişmeye değer bir yolculuk.

Eğer seni değersizleştiren insanları hayatından çıkarma veya onlarla arana mesafe koyma zamanı geldiyse, cesur ol. İlk başta acı verici veya yalnız hissettirici olsa da emin ol, zamanla daha hafif, daha huzurlu ve kendine güvenli hissedeceksin. Bu özgüven ve huzur, çevrene de yansıyacak ve beraberinde sana iyi gelen insanları çekmeye başlayacaksın.
Son söz olarak, kendi değerini daima hatırla ve koru. Sen, bütün deneyimlerin ve potansiyelinle çok kıymetlisin. Kimse bunu senden alamaz. Sen izin vermediğin sürece hiç kimse değerini yok sayamaz. Önemli olan, senin bu değeri bilmen ve kendini her daim sevgiyle kucaklaman.
Sevgilerimle,
Şimdi Başvur
EĞİTİMLERİM
E-KİTAPLARIM
Her Hakkı Saklıdır ©mehmeterennet• Gizlilik Politikası • Kullanım Koşulları • Açık Rıza Metni • Aydınlatma Metni